FLASH’A GİRİŞ
Flash, Macromedia firmasının ürettigi vektörel tabanlı popüler bir animasyon (canlandırma) hazırlama programıdır.
Flash’ı iyi kullanmak için hayal gücünüze güvenmeli ve nesnelerin uzaydaki konum ve hareketlerini kafanızda canlandırdıktan sonra bunların içinde bulundugu bir senaryoyu tasarlamalısınız.
lk asamada karmasık canlandırmalar yerine daha kolay ve basit düzeyde animasyon ve projeler hazırlamalıyız. Tabii her yaptıgımız animasyona daha önceden bir senaryo hazırlamamız lazımdır. Yazdıgımız bu senaryoyu asama asama filmimizin karelerine aktaracagız. Bu planlı bir sekilde islemler yapmamızı saglayacaktır. lk baslarda her zaman amatör bir ruhla baslayalım. Tam anlamıyla ögrenmek için çok çalısmalı…
Öncelikle web sayfalarının içerik olarak iki elemandan olustuklarını söyleyebiliriz.
Bunlardan birincisi text’ler , ikincisi bitmap’lardır.
Web sayfalarında bulunan her karakter, sayfayı olusturan html dosyasının uzunlugunu bir byte arttıracaktır. Bir sayfada yaklasık 3000 harf oldugu ve karakter sayısının sayfa uzunluguna aynen yansıdıgı düsünülürse , her sayfa dosya uzunlugunun 3000 byte (3kb) artmasına neden olacaktır.
Web sayfasının içerigini olusturan ikinci elemanlar ise, sayfalara esas agırlıgı veren ve sayfaların tarayıcıya yüklenmesini zorlastıran bitmap (resim) çalısmalardır. Bu durum Bitmap resimlerin çalısma prensipleri nedeniyle HTML dosyası içinde fazla alan kaplamalarından kaynaklanmaktadır.
Bitmap çalısmaların boyutları pixel (nokta) olarak verilir. 200×300 pixel olarak verilen bir resmin genisligi 200 nokta, yüksekligi ise 300 noktadan olusur. Resmin toplamda kapladıgı alan ise 60.000 noktadır. Resmi olusturan her renk ve sekillerle ilgili bilgiler, bu noktacıkların içinde teker teker saklanır. Her resim için ölçü olmasa da, yukarıda ölçüleri verilen resmin en sıkıstırılmıs hali 60.000 Byte olarak kabul edilir. Tam sayfa bir yazının ekranımıza gelmesi tahmini 1-2 saniye sürerken, resim aracının internet tarayıcımıza
yüklenmesi kat kat daha fazla zamanımızı alacaktır. Dolayısıyla, bu da internet kullanıcımızın yavaslamasına neden olacaktır.
Bitmap’ın yanı sıra baska teknoloji ise, vektör teknolojisidir. Adını AUTOCAD ileduyuran bu çizim teknolojisi ilk basta teknik ve mühendislik için kullanılmıs, daha sonraları ise degisik uygulama alanlarına yayılmıstır. Vektör teknolojisinde bütün çizimler ve olusturulan nesneler, sanki matematiksel bir fonksiyon gibi ele alınır. Bitmap kullanırken çizdigimiz bir daire bir sürü noktadan olusurken , vektör çizimi için söz konusu olan sadece bir yarıçap (r) ve dairenin çizilecegi x-y koordinatlarıdır.
200×300 piksel boyutlarındaki bir bitmap resimde dairenin yarıçapının degismesi, resmi olusturan 60.000 noktanın içerdigi bilgilerin degismesi anlamına gelir. Halbuki vektör tabanlı bir resimde aynı daire için hafızada tutulan x,y ve r degerlerinden sadece r’nin degerini degistirmekle, dairenin yarıçapını degistirmis oluruz.
Zamanla vektörlerin kullanım alanları genisleyip, grafik ve resim isleme programlarında da uygulanmaya baslanmıstır. Bunun nedeni ise piksel tabanlı programlara göre çok daha hızlı çalısmasıdır. Grafikerlerin kullandıgı Corel Draw , Adobe Illustrator programlara verilebilecek en iyi örneklerdendir.Hem üzerinde yapılan islemlerin hızlı olması , hem de dosya boyutlarının fazla yer tutmaması nedeniyle, dünyanın en büyük oyun programları üreten firmaları bile, vektör motorlu oyunlar üretmeye baslamıslardır.
Televizyonda seyrettigimiz filmlerin hepsi aslında fotograflardan olusur. Bir yumurtanın asagıya düsmesini filme aldıgınızda ve film seridinde baktıgınızda, kare kare fotograflar görürsünüz. Gerekli ekipmanlarla bu kareleri (Frame) hızlı bir sekilde ekrana aktarırsak, yumurtayı “düsüyormus gibi” görürüz. Bu filmi bilgisayar ortamına aktardıgınızı düsünün. Saniyede 24 kare olmak üzere 3 saniyelik bir animasyon için 72 tane resim demektir (Dosyanın boyutunu da siz düsünün artık.). Oysaki Flash’ta yumurtanın sadece ilk karede ve son karede nerede olacagını belirtirsiniz. Aradaki görüntüyü Flash sizin için tamamlar. Bütün bunlar için sadece kendi formatında bir iki satır kod yazarak, son derece ufak, Web için mükemmel dosyalar olusturur. (Flash aynı zamanda GIF, MOV, AVI, EXE vs. olarak çıktı verebilir.
Flash’ta açıp, üzerinde degisiklikler yapabileceginiz dosya formatı .FLA’dır. Bu dosyayı Publish (Yayınlamak) adı verilen bir asamadan geçirdikten sonra, kullanacagınız yere göre çıktılar alırsınız. Publish ettiginiz (Dosya ile çalısırken F12′ye basın veya File*Publish menüsünü kullanın.) tüm dosyalar .FLA dosyasının kayıtlı oldugu klasörde olusturulur. Programı yüklediginizde Default (Varsayılan) çıktı formatları, Web için kullanacagınız. SWF ve HTML dir. SWF Internet ortamı için hazırlanmıstır ve Browser’da adres satırına yazılarak çalıstırılabilir. HTML içinde kullanmak isterseniz bir dizi kod satırını sayfanıza eklemelisiniz.
Olur ya, degisik formatta çıktılar almak istersiniz. Hemen File*Publish Settings menüsünü kullanarak istediginiz formatları isaretleyin. Publish dügmesine basın. iste hepsi bu. Çalısmalarınızı tek adımda hayata geçirmenize olanak saglaması, Flash’ı üstün kılan özelliklerden sadece bir tanesi.Gülü seven dikenine katlanır hesabı, bu teknolojinin de bazı nazları yok degil. Yazınınbasında belirttigim gibi, Internet’te Flash ile hazırlanmıs SWF dosyalarını izlemek için bir Plug-in’e (Eklenti) ihtiyaç vardır. Hatta isletim sistemlerine ve Browser tiplerine göre ayrı ayrı Plug-in’ler gereklidir.
Bu yazı toplam 5312 kere okunmuştur

Yorumlar